12. Yargı Paketi

12. Yargı Paketi Yürürlüğe Girdi: Vatandaşı ve Uygulamayı İlgilendiren Değişiklikler

Kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Toplam 27 maddeden oluşan düzenleme; icra ve iflas, noterlik, idari yargı, adli tıp, hâkimler ve savcılar, kanuni faiz, medeni hukuk, ceza hukuku, ceza muhakemesi, borçlar hukuku ve hukuk muhakemeleri alanlarında 13 ayrı kanunda değişiklik yapmaktadır. Bu yazıda, paketin gündelik hayatı ve yargı süreçlerini en çok etkileyecek hükümlerini sade bir dille özetliyoruz.

TCK 158: IBAN/Hesap Bilgisi Paylaşımına İndirim                                                                      

Dolandırıcılık suçlarıyla bağlantılı, kamuoyunda “banka kartı/IBAN mağduriyeti” olarak bilinen sorunlara yönelik olarak TCK 158’e eklenen dördüncü fıkrayla; başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla yalnızca kendisine veya başkasına ait banka/kredi kartı ya da hesap kullanımını sağlayan bilgileri başkasına vermekle sınırlı iştirak hâllerinde, verilecek cezanın yarı oranında indirilmesi öngörülmüştür.

Bu değişikliğin geçiş hükümleri de dikkat çekicidir: yürürlük tarihinden önce TCK 157 veya 158 uyarınca hüküm verilmiş olup dosyası kanun yolu incelemesinde olan sanıklar bakımından, bölge adliye mahkemesindeki dosyalar hakkında bozma kararı verilerek dosya ilk derece mahkemesine gönderilecektir. Ayrıca infaz aşamasında olan ve haklarında TCK 168 (etkin pişmanlık) uygulanmamış hükümlüler, mağdurun zararını mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde giderirlerse, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilecektir — bu süre içinde infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemeyecektir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Yeniden Düzenlendi

Paketin en çok konuşulan hükümlerinden biri, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinde HAGB kurumuna ilişkin yapılan kapsamlı değişikliktir. Temel çerçeve (iki yıl veya daha az hapis/adli para cezası, daha önce kasıtlı suçtan mahkûmiyet bulunmaması, mağdurun zararının giderilmesi, beş yıllık denetim süresi) korunmuş; ancak önemli iki yenilik getirilmiştir:

  • İşkence, eziyet ve kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği kötü muamele suçlarında HAGB uygulanması artık mümkün değildir.
  • HAGB kararına karşı itiraz yolu kapatılmış, yerine istinaf yolu açılmıştır. Bölge adliye mahkemesi kararları hakkında CMK 286 hükümleri (temyiz) uygulanacak; istinaf ve temyiz incelemesi hem usul hem esas yönünden yapılacaktır. Bu değişiklik, HAGB kararlarının denetiminde daha kapsamlı bir inceleme imkânı sağlamaktadır.

Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı — Bunun Yerine Yeni Bir Artırım İmkanı Getirildi

Hukuk uygulamasını doğrudan etkileyecek en önemli değişikliklerden biri budur: HMK 107. madde (belirsiz alacak davası) yürürlükten kaldırılmıştır. Bu maddeye dayanarak “şimdilik” belirli bir miktar üzerinden açılan ve sonradan bilirkişi raporuyla artırılan dava türü (özellikle ecrimisil, tazminat ve işçilik alacağı davalarında yaygın biçimde kullanılıyordu) artık mevcut hâliyle uygulanamayacaktır.

Bunun yerine HMK 109. maddeye eklenen yeni fıkrayla, alacağın yalnızca bir kısmının dava edildiği durumlarda, talep konusunun aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikat sona erinceye kadar artırılabilmesine imkân tanınmıştır; artırılan kısım bakımından zamanaşımı da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacaktır. Yürürlükten kaldırılan HMK 107, yürürlükten kaldırılma tarihinden önce açılan davalar bakımından uygulanmaya devam edecektir.

Kaçak Sanıklar Hakkında Yeni Bir Güvence

CMK 247. maddede yapılan değişiklikle, kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilmesine devam edilmekle birlikte, daha önce sorgusu yapılmamış bir kaçak sanık hakkında artık mahkûmiyet veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyecektir. Güvenlik tedbirine karar verilmesi hâlinde, kaçak sanık veya müdafii, savunma hakkının kullanılmak istendiğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep edebilecektir. Bu değişiklik, hakkında yakalama kararı bulunan ve ifadesi hiç alınmamış sanıkların savunma hakkını güçlendirmeye yöneliktir.

Dava Birleştirme/Ayırma Kararlarına Karşı Kanun Yolu Netleşti

HMK 168. madde yeniden düzenlenerek, aynı yargı çevresindeki aynı düzey mahkemelerde görülen davalar hakkında verilen birleştirme kararına karşı yalnızca istinaf yoluna başvurulabileceği; ilk derece mahkemelerinin ayırma kararlarına karşı istinaf, bölge adliye mahkemelerinin birleştirme/ayırma kararlarına karşı ise temyiz yoluna ancak esas hükümle birlikte gidilebileceği hükme bağlanmıştır. Ayrıca HMK 166’da yapılan değişiklikle, ilk davanın açıldığı mahkemenin birleştirme kararıyla bağlılığının, kararın kesinleşmesinden itibaren başlayacağı netleştirilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Süresi Belirlendi

CMK 308. maddede yapılan değişiklikle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının ceza dairelerinin kararlarına karşı Ceza Genel Kuruluna itiraz süresi, dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren üç ay olarak belirlenmiştir (sanık lehine itirazda süre aranmaz). Bu değişiklik, yürürlük tarihinden sonra teslim edilen dosyalar için uygulanacak; önceki tarihli dosyalarda eski hükümler geçerliliğini koruyacaktır.

Yasal Faiz Oranının Hesaplanma Yöntemi Değişti

3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 1. maddesi tamamen yeniden yazılmıştır. Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu uyarınca faiz ödenmesi gereken ve miktarı sözleşmeyle belirlenmemiş hâllerde uygulanacak yasal faiz, artık şu şekilde hesaplanacaktır:

  • Yıllık faiz, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden belirlenir.
  • Bu reeskont oranı, 30 Haziran günü bir önceki yılın 31 Aralık gününde uygulanan orandan 5 puan veya daha fazla farklılaşırsa, yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde sekseni geçerli olur.

Böylece yasal faiz oranı, yıl içinde tek bir sabit oran yerine, enflasyon/reeskont oranındaki belirgin dalgalanmalara göre yıl ortasında güncellenebilen bir yapıya kavuşmuştur. Bu değişiklik, sözleşmede faiz oranı kararlaştırılmamış tüm ticari ve hukuki alacaklarda temerrüt/yasal faiz hesaplamasını doğrudan etkileyeceğinden, devam eden icra takipleri ve tazminat hesaplamaları bakımından da dikkatle izlenmesi gereken bir husustur. Madde, kanunun yayım tarihinde (31 Temmuz 2026) yürürlüğe girmiştir.

İcra ve İflas Kanunu’nda Satış Usulüne İlişkin Değişiklikler

İİK 114. maddede yapılan değişiklikle, mirasçılar arasındaki ortaklığın satış yoluyla giderilmesinde, tüm malikin miras yoluyla edindiği ve üçüncü kişilerin mülkiyet hakkı bulunmadığı taşınmazlarda birinci artırmanın yalnızca malik olan mirasçılar arasında yapılması sağlanmıştır (bu usul bir defaya mahsus uygulanacaktır). Ayrıca, ihale bedelini süresi içinde yatırmayan ihale alıcısına, teklif ettiği bedelin yüzde beşi oranında idari para cezası verilmesi düzenlenmiştir.

Duruşmalar Arası Süreye Üç Aylık Sınır

HMK 147. maddeye eklenen fıkrayla, duruşmalar arasındaki sürenin üç aydan daha uzun olamayacağı hükme bağlanmıştır. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hallerde, hakim gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilecektir. Bu değişiklik, yürürlük tarihinden itibaren üç ay sonra yürürlüğe girecektir.

Borçlar Hukukunda Faiz Başlangıcına İlişkin Yeni Kural

TBK 55. maddeye eklenen fıkralarla, çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarında faizin başlangıcı netleştirilmiştir: zarar görenin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarına haksız fiilin/zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten; kazancın bilinemediği döneme ilişkin hesaplanan miktara ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilecektir. Bu değişiklik, yürürlük tarihinden sonra meydana gelen haksız fiiller için uygulanacaktır.

İdari Yargıda Tek Hakimli Dava Sınırı Genişletildi

2576 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikle, idare mahkemelerinde tek hâkim tarafından karara bağlanacak iptal ve tam yargı davalarının parasal sınırı önemli ölçüde yükseltilmiştir (25.000 TL’den 486.000 TL’ye). Ayrıca bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesinde ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden verdiği kararlara karşı Danıştayda temyiz yolu genel olarak açılmış; ancak tek hakimli davalar, bazı özel kanunların uygulanmasından kaynaklanan davalar ile yalnızca vekâlet ücreti/yargılama giderine ilişkin kararlarda bu temyiz yolu kapalı tutulmuştur.

Yürürlük Tarihleri

Kanunun büyük bölümü yayım tarihinde (31 Temmuz 2026) yürürlüğe girmiştir. Bunun istisnaları:

  • Danıştay daire sayısına ilişkin düzenleme, 23 Temmuz 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayım tarihinde,
  • Türk Medeni Kanunu’nun elektronik satış portalına ilişkin hükümleri ile HMK’nın duruşmalar arası süresine ilişkin hükmü, yayım tarihinden üç ay sonra yürürlüğe girecektir.

Kanun, çoğu değişiklik için geçiş hükümleri de içermektedir: örneğin CMK 308 değişikliği yalnızca yürürlükten sonra teslim edilen dosyalara, TBK 55 değişikliği yürürlükten sonraki haksız fiillere, HMK 107’nin kaldırılması ise yürürlükten sonra açılacak davalara uygulanacaktır. Bu nedenle “kanun çıktı, benim dosyam otomatik değişti” şeklinde genel bir varsayımda bulunmadan, her bir hükmün geçiş maddesinin somut dosyaya uygulanıp uygulanmayacağının ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.

Sonuç

12. Yargı Paketi, tek bir alanı değil; ceza muhakemesinden hukuk usulüne, idari yargıdan icra hukukuna kadar birçok alanı aynı anda düzenleyen kapsamlı bir reform paketidir. Özellikle HAGB’nin yeniden düzenlenmesi, belirsiz alacak davasının kaldırılması ve duruşmalar arası sürenin sınırlandırılması, hem devam eden hem de yeni açılacak dava süreçlerini doğrudan etkileyecek niteliktedir.

Devam eden bir dava veya soruşturma sürecinizin bu değişikliklerden nasıl etkilendiğini öğrenmek isterseniz, dosyanızın somut koşullarına göre değerlendirme yapabilmemiz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Bu yazı Stajyer Avukat Barış Arığtekin ve Avukat Yılmaz Demirtaş tarafından kaleme alınmıştır.

UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Yılmaz Demirtaş’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır.

Yorum yapın

Hızlı İletişim

Adres:

Kartaltepe Mahallesi Limonçiçeği Sok. No:21(Karagöz, D:Apt.) D:9, 34145 Bakırköy/İstanbul

E-Mail:

bilgi@yilmazdemirtas.av.tr

Telefon:

0212 571 59 61

Yılmaz Hukuk Danışmanlık

Yetenekli profesyonel ekibimizle etik, güvenilir ve çözüm odaklı hukuki danışmanlık hizmetleri sunuyoruz.

Hizmetlerimiz

Aile Hukuku

Ceza Hukuku

Tazminat Hukuku

Tüketici Hukuku

İş Hukuku

İdare ve Vergi Hukuku

Hızlı İletişim

Kartaltepe Mahallesi Limonçiçeği Sok. No:21(Karagöz Apt.) D:9, 34145 Bakırköy/İstanbul

bilgi@yimazdemirtas.av.tr

0212 571 59 61