Uyuşturucu Davalarında Alınan Arama ve El Koyma Kararlarındaki Hukuka Aykırılıklar
Uyuşturucu madde dosyalarının büyük bölümünde, davanın kaderini suçun unsurları değil, maddenin “nasıl ele geçirildiği” belirler. Usulüne uygun yapılmayan bir arama, dosyadaki tek ve en önemli delili ortadan kaldırabilir. Peki hangi arama hukuka uygun, hangisi değil? Bu yazıda, uygulamada en sık karşılaşılan arama ve el koyma hukuka aykırılıklarını, Yargıtay’ın bu konudaki güncel yaklaşımıyla birlikte açıklıyoruz.
İki Farklı Arama Türü: Önleme Araması ve Adli Arama
Türk hukukunda iki ayrı arama rejimi vardır ve bunların karıştırılması, uygulamada en sık görülen hukuka aykırılık sebebidir.
Önleme araması (PVSK m.9), henüz somut bir suç şüphesi doğmadan, genel bir tehlikeyi veya suç işlenmesini önlemek amacıyla yapılır. Sulh ceza hakiminin kararına veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde mülki amirin yazılı emrine dayanır. Konutta, yerleşim yerinde ve kamuya açık olmayan işyerlerinde önleme araması yapılamaz; yalnızca toplu taşıma araçları, umuma açık yerler, seyreden taşıtlar gibi sınırlı alanlarda mümkündür.
Adli arama (CMK m.116-119) ise, belirli bir şüpheli veya sanığın yakalanması ya da suç delillerinin elde edilmesi amacıyla yapılır ve “somut delillere dayalı makul şüphe” gerektirir. Konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama ancak hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle yapılabilir.
Bu iki rejim arasındaki fark önemlidir: somut bir suç şüphesi zaten oluşmuşsa (örneğin belirli bir kişinin adı, adresi veya aracının plakası bildirilmişse), artık önleme araması değil, adli arama kuralları uygulanmalıdır. Kolluğun bu aşamada yalnızca önleme araması kararına dayanması, hukuka aykırılık oluşturur. Peki bu ayrım, somut davalarda nasıl uygulanıyor? Yargıtay’ın güncel kararlarına bakalım.
Yargıtay’ın Yaklaşımı: Güncel Kararlar
Bu ayrımın en net ifadesini bir dosyadaki karşı oy yazısı ortaya koymaktadır: “Önleme araması genel ve soyut olarak suç işlenmesinin önlenmesi, adli arama ise özel ve somut bir suçun failleri ile delillerinin elde edilmesi için yapılan aramadır.” Çoğunluk bu dosyada mahkumiyeti onamış olsa da, karşı oy dilekçelerde ayrımı açıklamak için yararlı bir referans sunmaktadır (E. 2021/12839, K. 2026/2234, 25.02.2026, karşı oy).
Bu ilkenin sonuç doğurduğu somut bir örnekte, kolluk sanığın adını ve aracının plakasını önceden tespit etmiş, yani somut bir suç şüphesi zaten oluşmuştu. Buna rağmen araçta yapılan arama yalnızca önleme araması kararına dayandırılmıştı. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, “adli arama kararı gerektiren bir olayda önleme araması kararına dayanılarak… yapılan aramanın hukuka aykırı” olduğunu belirterek, bu şekilde ele geçirilen maddenin hükme esas alınamayacağına hükmetmiş ve ilk derece mahkemesinin verdiği beraat kararını onamıştır — savcının mahkumiyet istemiyle yaptığı temyiz reddedilmiştir (E. 2021/14617, K. 2026/6191, 04.05.2026).
Benzer bir denetim, eksik araştırma nedeniyle verilen bozma kararlarında da karşımıza çıkıyor. Başka bir dosyada hem bir aracın hem de bir şahsın üzerinde arama yapılmış, ancak her iki arama için de usulüne uygun adli arama kararı veya yazılı arama emri bulunup bulunmadığı araştırılmadan doğrudan mahkumiyet kurulmuştur. Yargıtay, mahkemenin arama kararının aslını veya onaylı örneğini dosyaya getirtip incelemesi gerektiğini vurgulayarak mahkumiyet hükmünü bozmuştur (E. 2025/6047, K. 2026/1893, 19.02.2026).
Uygulamada Sık Karşılaşılan Diğer Hukuka Aykırılık Halleri
Yukarıdaki örneklerin ötesinde, dosyalarda sıkça karşılaşılan başka hukuka aykırılık türleri de vardır:
- Arama kararının kapsam dışına çıkılması: Arama kararında belirtilen adres, kişi veya süre dışında yapılan aramalar, kararın kapsamını aşar ve hukuka aykırı sayılabilir.
- Arama tutanağının eksik veya usulsüz düzenlenmesi: CMK m.119, arama kararında aramanın nedeni, kapsamı ve süresinin açıkça gösterilmesini; tutanağa işlemi yapanların kimliklerinin yazılmasını arar.
- Konutta hazır bulundurulması gereken tanıkların bulunmaması: Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konutta yapılan aramalarda, mahalle/köy ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin hazır bulundurulması zorunludur.
- Gecikmesinde sakınca bulunan hal gerekçesinin somut olmaması: Hakim kararı yerine geçen yazılı emrin hukuka uygunluğu, gerçekten gecikmede sakınca bulunup bulunmadığına bağlıdır; bu husus dosyaya yansıtılmalı ve sorgulanmalıdır.
- El koyma işleminin hâkim onayına sunulmaması: CMK m.127 uyarınca hakim kararı olmaksızın yapılan el koyma işlemi, 24 saat içinde hakim onayına sunulmalı ve hakim 48 saat içinde karar vermelidir; aksi halde el koyma kendiliğinden kalkar. Bu süreler dosyada titizlikle kontrol edilmelidir.
Hukuka Aykırı Aramanın Sonucu Ne Olur?
Peki bu hukuka aykırılıklar tespit edildiğinde ne olur?
Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen deliller hükme esas alınamaz. Uyuşturucu davalarında ele geçirilen madde çoğu zaman hem suçun maddi konusu hem de suçun delili niteliğindedir; arama hukuka aykırıysa, bu delil dosyadan tamamen çıkar ve çoğu zaman geriye mahkumiyete yeter başka delil kalmaz. Bu nedenle arama tutanaklarının ilk andan itibaren dikkatle incelenmesi, savunmanın en kritik aşamalarından biridir.
Sonuç
Uyuşturucu davalarında arama ve el koyma işlemlerinin usulüne uygunluğu, çoğu zaman suçun maddi unsurlarından daha belirleyici bir savunma zeminidir. Yargıtay’ın güncel kararları, özellikle önleme araması ile adli arama arasındaki sınırın gözetilmediği hallerde, ele geçirilen maddenin hükme esas alınamayacağını ve bunun doğrudan beraatle sonuçlanabileceğini göstermektedir.
Hakkınızda uyuşturucu madde suçlamasıyla işlem yapıldıysa, arama ve el koyma tutanaklarının en erken aşamada bir ceza avukatı tarafından incelenmesi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Bu yazı Stajyer Avukat Barış Arığtekin ve Avukat Yılmaz Demirtaş tarafından kaleme alınmıştır.
UYARI
Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Yılmaz Demirtaş’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır.